Küçük çocuklar doğaları gereği benmerkezci (egosantrik) bir düşünce yapısıyla dünyaya gelirler. Bu bir bencillik kusuru değil, beynin ön lobunun (prefrontal korteks) gelişim evresidir. 4-5 yaşlarından itibaren çocuk, 'Benim gördüğüm ile senin gördüğün aynı olmayabilir' gerçeğini kavramaya başlar. İşte empati tohumlarının atıldığı mucizevi dönem budur.
1. 'Her Şeyi Gören Gözlük' Metaforu Ne Anlatır?
Kitabımda geçen sihirli gözlük, aslında her insanın kalbinde taşıdığı empati yeteneğinin bir simgesidir. Bir arkadaşımız ağladığında ya da bir dostumuz sustuğunda, onun görünmeyen duygularını fark edebilmek 'o gözlüğü takmakla' mümkündür.
2. Evde Uygulayabileceğiniz 'Duygu Dedektifliği' Oyunu
Çocuğunuzla sokakta yürürken ya da bir resimli kitabı incelerken oynayabileceğiniz basit bir oyun: 'Şu resimdeki kaplumbağanın yüzüne bak, sence bugün canını ne sıkmış olabilir?' Bu egzersiz, çocuğun duygu okuma antenlerini hassaslaştırır.
3. Kendi Duygularını İfade Eden Çocuk Başkalarını da Anlar
Empati tek yönlü değildir. 'Şu an ne hissediyorsun?' sorusunu düzenli olarak duyan ve duyguları (öfke, hayal kırıklığı, kıskançlık) yargılanmadan dinlenen çocuk, bir başkası aynı şeyi yaşadığında onu derinden anlayacaktır.